Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E. 2019/1851 K. 2020/581 T. 10.2.2020
"Davanın kabülü ile; 1.168,20.-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacıya ait balkon ve banyodaki rutubetlerin, dökülmelerin ve kararmaların davalının dairesinden kaynaklandığı anlaşılmakla davalının balkonunu doğrama korkulukları ile balkon çıkıntısı arasındaki kılcal boşlukların su geçirmez likit izolasyon malzemeleri ile dolgusunu yaptırmasına, bu işlem için davalıya 1 iş günü süre verilmesine, davalının dairesinin banyosunda bulunan küvetin sökülerek seramik kaplamaların ve derzlerin yenilenmesi ve daha sonra akrilik küvetin monte edilmesi için davalıya 2 iş günü süre verilmesine karar verilmiş…"
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2020/6499 K. 2021/935 T. 2.2.2021
"…davacı- karşı davalı erkeğin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine erkeğin "Sürekli akşamları iş çıkışından sonra annesinin evine giderek bu durumu alışkanlık haline getirmek, evin ihtiyaçlarını gidermeyerek birlik görevlerini yerine getirmemek ve evi terk etmek…"
Yargıtay 15. Ceza Dairei E. 2017/37562 K. 2021/3850 T. 31.3.2021
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2019/8588 K. 2020/1636 T. 27.2.2020
"Tarafların gerçekleşen kusur durumlarına göre, eşine şiddet uygulayan ve eşinin maaş kartına el koyan erkeğin eşinin ilk eşinden olan çocuğunu ve ailesini istemeyen kadına göre ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına karşın, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi yerinde görülmemiştir."
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/485 K. 2021/971 T. 7.7.2021
"Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir. Her ne kadar 30.10.2014 tarihli duruşmada davacı vekili “davamız belirsiz alacak davasıdır” şeklinde beyanda bulunmuş ise de; davanın türünün bu şekilde değiştirilmesine imkân bulunmamaktadır. Sonuç itibariyle davanın kısmi dava şeklinde açıldığı sabittir."
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/3921 K. 2017/17494 T. 12.12.2017
"6100 Sayılı HMK.'nun 20. maddesindeki düzenlemeye göre, görevsizlik kararı kesinleşmeden önce görevsiz mahkemeye başvurulmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. O halde karar kesinleşmeden ve süresi geçmeden dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için başvurulmuş olması nedeniyle Mahkemece işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir."
Yargıtay 14. HD., E. 2000/2066 K. 2000/2448 T. 13.04.2000
"Bu durumda iki kişisel hak birbiriyle çatıştığında önceki tarihli olanına değer vermek gerekir. Bunun içindir ki, asli müdahillere ait önceki tarihli satış vaadi sözleşmesine itibar etmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir."
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2016/22515 K. 2018/9548 T. 4.10.2018
"Nişanlanma, bir aile hukuku sözleşmesi olup, TMK'nın 118’inci maddesinde düzenlenmiş ve şekil şartı koyulmamıştır. Nişanın hukuken geçerli olması için belli bir rituel içinde yapılmış olması, nişanın duyurulması(ilan edilmesi) ve aile bireylerinin şahitliği çerçevesinde yapılması gerekmektedir."