EVLİLİĞE İLİŞKİN DÜZENLENEN BELGEDEKİ İMZANIN TARAFLARDAN BİRİNE AİT OLMAMASI TEK BAŞINA EVLİLİĞİ GEÇERSİZ HALE GETİRMEZ.
Anayasa Mahkemesi’nin 27 Şubat 2025 Tarihli Ve 2019/33669 Başvuru Numaralı Kararı
“Öte yandan Mahkemece bilirkişiye yaptırılan imza incelemesi sonucunda ise evlenme kütüğündeki imzanın E.D.nin el ürünü olmadığı tespit edilmiştir (bkz. § 8). Mahkemece imza incelemesinden hareketle evliliğin her iki tarafın da huzurunda yapılmadığına kanaat getirilmiş ve yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir. Bu anlamda dosya kapsamında yer alan delillerden bilirkişi raporuna üstünlük tanındığı ve sadece bu delile dayanılarak karar verildiği görülmüştür. Ancak yukarıda ifade edildiği üzere kurucu unsurunun tarafların iradelerini resmî memur huzurunda sözlü olarak açıklamaları olan evliliğin geçerli bir şekilde kurulduğu iddiasının tek ispat vasıtası imza olmamasına rağmen Mahkemece diğer delillerin tartışılmadığı, ileri sürülen diğer belgeler ve tanık beyanlarına neden itibar edilmediği hususlarına karar gerekçesinde yer verilmediği anlaşılmıştır.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi T. 17.9.2015 E. 2015/1664 K. 2015/16292
“Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, birlikte yaşamaktan kaçındığı, eşinin annesine hakaret ettiği, davacı erkeğin ise bağımsız konut sağlamadığı, hamile olan davalı kadınla ilgilenmediği, ailesinin eşine müdahalesine sessiz kaldığı, istemediğini söylediği, beddua ettiği, annesinin kadını dövdüğü anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK. md. 166/1-2) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.”
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2016/22515 K. 2018/9548 T. 4.10.2018
"Nişanlanma, bir aile hukuku sözleşmesi olup, TMK'nın 118’inci maddesinde düzenlenmiş ve şekil şartı koyulmamıştır. Nişanın hukuken geçerli olması için belli bir rituel içinde yapılmış olması, nişanın duyurulması(ilan edilmesi) ve aile bireylerinin şahitliği çerçevesinde yapılması gerekmektedir."
