Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1147 K. 2021/719 T. 04.02.2021
“…uzman tıp doktoru bilirkişiden davacının kazadaki yaralanması ile tedavisinin mahiyeti, tedavi süresi ve şekli ile tedavi belgeleri dikkate alınmak suretiyle, tedavi sürecinde yapılması muhtemel ve belgelenmemiş tedavi giderlerinin ve yol masrafının miktarı konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak, TBK hükümleri de gözetilerek oluşacak sonuca göre davacı isteminin karara bağlanması…”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/6333 K. 2024/2751 T. 22.04.2024
“… erkeğin ise süreklilik arz edecek şekilde evlilikten doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği, evle ilgili tüm sorumlulukları kadının üzerine bıraktığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda, davacı-davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü…”
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E. 2018/979 K. 2018/2795 T. 2.7.2018
“Yüklenicinin hiç bir talepte bulunamayacağına dair kararlaştırılan ceza, yüklenicinin mahvına neden olacağından ahlaka aykırıdır. Bununla birlikte ayrıca 100.000 ABD doları ödenmek üzere ceza kararlaştırılmış olduğundan yüklenicinin mahvına neden olacak biçimdeki açık hakkaniyetsizlik içeren bu ceza düzenlemesi ahlaka ve adaba aykırı olduğundan batıl olup geçersizdir.”
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/5411 K. 2018/11236 T. 8.11.2018
“Yenileme sözleşmesinde kira bedeli emsal ve rayiçlere uygun değil ise yenileme sözleşmenin imzalanmasından itibaren 5 yıl geçmemiş olsa dahi ilk sözleşmenin başlangıcına göre geçen süre gözetilerek şartları varsa kira parasının hak ve nesafete göre tespiti talep edilebilir.”
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi T. 7.10.2015, E. 2014/36560, K. 2015/28622.
“Bu durumda mahkemece,davaya konu mesken niteliğindeki bağımsız bölümler yönünden davanın tefrik edilerek Tüketici Mahkemesi sıfatı ile görülmesi,eldeki davaya ise sadece dava konusu dükkan yönünden devam edilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile uyuşmazlığın tamamının genel mahkeme sıfatı ile görülüp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırıdır.”
T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi T. 21.5.2019 E. 2017/7770 K. 2019/4738
“Davacı dava konusu taşınmazda paydaş olup, paylı mülkiyette her paydaş kendi payı oranında kira bedelinin tespitini isteyebilir. Davacı da dava dilekçesinde payı oranında kira bedelinin tespitini talep etmiştir. Bu durumda Mahkemece, paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda paydaşın sadece kendi payı için kira tespiti davası açabileceği gözönünde bulundurularak davacının payı oranında kira bedelinin tespitine karar verilmesi gerekirken taşınmazın tamamı için kira bedelinin tespitine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”
T.C. YARGITAY 6. Hukuk Dairesi E. 2015/13230 K. 2016/7104 T. 30.11.2016
“Takibe ve davaya dayanak yapılan 05.11.2012 tanzim tarihli adi nitelikli tahliye taahhütnamesi sözleşme tarihinden sonra düzenlenmiş olup taahhütname içeriğinde kiracısı olduğum taşınmaz ibaresi bulunmaktadır. Davalı kiracı itirazında taahhütnamedeki imzasını inkar etmemiş, kira ilişkisine karşı çıkmamıştır. Davalının icra takibinde tahliye edilecek taşınmazın adresinin bulunmadığına yönelik itirazının da olmadığı gözönünde bulundurularak, geçerli tahliye taahhüdüne dayanarak açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile verilen red kararı doğru değildir.”
T.C. YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ E. 2000/8687 K. 2000/8822 T. 16.10.2000
“Davacı konut ihtiyacını çevre değişikliği ihtiyacı ve ailevi nedenlere dayandırmış, duruşmada dinlenen davacı tanıkları da davacının halen kendi evinde oturduğunu, eşiyle aralarının bozuk olup, boşanma davası açıldığını, dedikodular nedeniyle oturmakta olduğu yerden taşınmaz istediğini belirtmişlerdir. 6570 Sayılı Yasa gerçek, samimi ve zorunlu ihtiyacı tahliye sebebi olarak kabul etmektedir. Davacının kiralananla aynı şehirde halen kendisine ait konutta ikamet etmesi de nazara alınarak sadece eşiyle aralarında boşanma davasının olması ihtiyacın zorunlu ve samimi olduğunu göstermez.”
